İnsana; doğuştan öldürme ve yok etme dürtüsünün etkisinde kalan hırs, haset, kin, bencillik vb. hasletlerin yönetiminde olan ve öz itibariyle kötüye meyleden bir varlık olarak bakılmıştır. Dolayısıyla yapılan çalışmalar bireyin manevi tekâmülünü sağlama eksenli olmamış ve belirli dönemlere odaklanarak andan uzaklaşılmış ve nefs-i emmareyi tatmin etmenin ötesine geçilememiştir.

Tek boyutlu olarak insanı algılayış tarzı beraberinde yanlış reçetelerin ortaya çıkmasına neden olmuş ve ahsen-i takvim olarak ve tertemiz bir fıtrat üzere yaratılan insanın latif ve güzel yönleri göz ardı edilerek ortaya konulan modeller yeterince çözüm olamamış, ontolojik bağlamda yaşanan kaygı ve acılara çare üretememiştir.

Bu düşüncelerden hareketle 2014 yılında Kayseri Erciyes Üniversitesinde düzenlenen birinci Ulusal Maneviyat Psikolojisi sempozyumu ile bu konularda çalışmaları bulunan bilim insanları bir araya getirilmiştir. Sempozyumların 2015’te ikincisi Kayseri de, 2016’da üçüncüsü Kayseri’de, 2017’de dördüncüsü İstanbul’da, 2018’de beşincisi Tokat’ta düzenlenmiştir. Bu sempozyumlar Türkiye’nin dört bir yanından katılımlarla ve yoğun bir ilgi ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmalar bilimsel kitap olarak da yayınlanmıştır.” Açıklamalarında bulundu.

Maneviyat Psikolojisi Sempozyumlarının artık gelenekselleştiğini söyleyen Erciyes Üniversitesi Rektör Yard.  Prof. Dr. Sıtkı İLKAY, “Bireylerin yaşadığı ruhsal bunalım kökenli kaygı bozukluğu, depresyon, panik bozukluğu, sosyal fobi gibi durumlara Kur’an, sünnet ve tasavvuf merkezli yaklaşımlarla çözüm önerileri sunma amacıyla başlatılan Maneviyat Psikolojisi Sempozyumları bilimsel platformlarda yoğun bir ilgi görmüştür. İlk üçü Erciyes Üniversitesinde düzenlenen Maneviyat Psikolojisi Sempozyumları sonrasında farklı üniversiteler ve kurumların desteğiyle büyük ilgi ve yoğun bir katılımla her yıl tekrarlanarak geleneksel bir hale dönüşmüştür. Bu yıl 6’ncısı düzenlenen bu sempozyum artık uluslararası bir boyut kazanmıştır” ifadelerini kullandı.

Sempozyumda konuşan Prof. Dr. Mehmet Bulut, “Bugün insan kutsalı hayatın dışına itmenin ve Allah’ı unutmanın, gaflete düşmenin bedelini çok ağır ödüyor. Bu insanlar sadece dinin dışında hayat yaşayan insanlar değil, dindar olanlar da yaşıyor bunu. Bireysel düzeyde, aile düzeyinde ve toplumsal düzeyde yaşıyor” dedi.

İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz ise, “Maneviyat psikolojisi başlığını taşıyan bir sempozyum, gerçekten çok önemli ve anlamlı bir konu. İnsanlığın özellikle 16’ncı yüzyıldan sonra Rönesans ve Reform hareketlerinin akabinde felsefede onkolojik anlamda geldiği nokta, Allahsız kainat, ruhsuz insan ve cevhersiz eşya algısıdır. Bu algıyla 20’nci asrın başına geldiğinde batı hem kutsalı unuttu hem de Allah’ın evinden kaçtı. İnsanın ruhunun olmadığına inandı. Ama 20’nci asrın ikinci yarısından sonra ruhun varlığı konusu yeniden batı dünyasında kabul görmeye başladı. Bilim dünyası eksik bıraktığı tarafların yavaş yavaş farkına varmaya başladı” diye konuştu.

 

Sempozyum; Malik El BEDRİ, Abdullah ROOTMAN, Norani NOOR, Manal MOHAMMED, Mustafa MERTER, Sefa SAYGILI, Mücahit GÜLTEKİN, Süleyman DERİN, Mustafa ATAK, Turgay ŞİRİN, Recep ŞENTÜRK, Veysel AKKAYA, Nur SAKİNAH’ın sunumlarıyla ve plaket törenleriyle tamamlandı. 

A+ A-